Güven, TUSAF Kongresi’nde Dökme Gıda Taşımacılığı Teknolojilerini Tanıttı
Güven, Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) tarafından Antalya’da düzenlenen 20. Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde, un ve yem sektörüne yönelik geliştirdiği inovatif taşımacılık çözümleriyle gövde gösterisi yaptı. “İklim Dayanıklılığı ve Ticaretin Geleceği” temasıyla gerçekleşen organizasyonda Güven, gıda tüzüğüne uygun, yüksek hacimli silobaslarıyla sektör temsilcilerinden tam not aldı.

Türk Mühendisliği ile Avrupa Standartlarında Üretim
Fuarın en çok ziyaret edilen stantlarından biri olan Güven’in İmalattan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Kirmit, gıda taşımacılığında kullanılan Damper ve Millenium tipi silobasların Türkiye’deki gelişimine öncülük ettiklerini belirtti. Kirmit, “Avrupa’daki muadilleriyle yarışan, Türk mühendisi ve işçisinin kalitesini ispatlayan 45-50 metreküp hacmindeki silobaslarımızı sektörle buluşturduk. Unun düşük yoğunluğunu dikkate alarak geliştirdiğimiz bu yüksek hacimli modeller, lojistik operasyonlarda büyük avantaj sağlıyor,” dedi.

Gıda Güvenliğinde “Sıfır Risk” Prensibi
Taşınan gıdanın sağlığını korumak adına teknik detaylarda titiz davrandıklarını vurgulayan Mehmet Kirmit, şu bilgileri paylaştı: “Özel Boya Teknolojisi: Silobasların iç yüzeyinde ve hava tertibatlarında gıda tüzüğüne uygun, solventsiz EPOXY ASTAR kullanılarak gıdanın en sağlıklı şartlarda korunması sağlandı. Yağsız Hava Kompresörleri: Kullanılan özel kompresörler sayesinde gıdaya yağ veya su partikülü karışması engellenirken, gürültü kirliliği de minimize edildi.

Dökme Un Taşımacılığı ile Maksimum Tasarruf
Mehmet Kirmit, dökme taşımacılığın ambalajlı taşımaya göre sanayiciye sağladığı maliyet ve hijyen avantajlarına dikkat çekti. Kirmit, dökme un silobasının müşteriye getireceği avantajları da şu şekilde açıkladı:
“Dökme un kullanımının ambalajlı ürüne göre avantajlarının başında daha hijyenik koşullarda taşınması ve muhafazası gelir. Bunun yanında maddi kazançlar, kullanım kolaylığı, işçilik ve depolama alanı önemli kazanımlardır. Aşağıda belirttiğimiz avantajlar toplandığında un silosu için yapılan yatırımın geri alınabileceği ve en önemlisi de insanların temel tüketim maddesi olan unlu mamullerde kullanılan buğday ununun daha sağlıklı koşullarda kullanımının sağlanacağı unutulmamalıdır. Bu avantajlar ise şunlardır.
*Kullanım sonunda çuvalda kalan (yaklaşık 100 gram) undan tasarruf sağlar.
*Hammaliye ve tahliye masraflarını düşürür.
*Yükleme ve boşaltma sırasında zamandan tasarruf sağlar.
*Taşıma ve kaldırmadan dolayı personelde meydana gelen sağlık problemlerini önler.
*Kullanım aşamasında ilave personele gerek duyulmaz, hatta işçilik azalacağından personelden tasarruf sağlar.
*Özellikle tasnifleme, depolama ve muhafaza yönünden kolaylık sağlar.
*Stok için un siloları kullanıldığından depolama alanı yönünden yer kazancı sağlar.
*Tahliye (boşaltma) sırasında istifleme ve ambalajdan kaynaklanan problemleri ortadan kaldırır.
*Ambalajı ortadan kaldırır. Çuval, etiket, ip kullanımını sonlandırır. Bu nedenle ürün maliyetini düşürür.
*Ambalajdan kaynaklanan çevre kirliliğini önler. Ayrıca ambalaj üretiminde kullanılan hammadde ve enerjiden tasarruf sağlayarak kaynak israfını önler.
*Sevkiyatta ihtiyaç halinde kullanılan palet, naylon, şilling gibi malzemelere gerek duyulmaz.
*Çuval boşaltma sırasında ambalajdan ürüne parça düşme (ip, etiket, çuval) riskini sonlandırır.
*Daha güvenli temiz ve hijyenik ortamda taşınır ve muhafaza edilir.
*Hava ile tahliyesi sırasında ürünün olgunlaşmasını hızlandırır.
*Son ürün mikrobiyal yük çuvallı ürüne göre daha düşük olur.
*Daha homojen hammadde kullanımını sağlar.”

“Müşteri Güveni En Büyük Başarımız”
Fuar süresince yoğun sipariş aldıklarını ve sektörün nabzını tuttuklarını ifade eden Kirmit, “Yaptığımız çalışmaların karşılığını bu fuarlarda alırken, piyasaların ihtiyaçlarını daha yakından görme fırsatı buluyoruz. Firma olarak en büyük başarımız, müşterilerimizin bize duyduğu sadakattir. Dökme gıda lojistiğinde yeni tip silobaslarımızla geleceğe umutla bakıyoruz,” diyerek sözlerini tamamladı.
