ADR konusunda Türkiye, TREDER ile beraber tarih yazdı

  1. Ağır Vasıta ve Treyler Zirvesi’ne katılan TSE Ulaşım Sistemleri Merkez Başkanlığı Otomotiv Belgelendirme Grup Başkanı Öncü Alper, sektördeki regülasyon geçişleri hakkında hayati uyarılarda bulundu. Alper, özellikle Regülasyon 156 (Yazılım Güvenliği) ve Damper mevzuatındaki çelişkilere dikkat çekti. Tehlikeli Madde Taşımacılığı (ADR) konusunun mesleki hayatının en büyük gurur kaynağı olduğunu belirten Alper, kamu-sanayi iş birliğinin en güzel örneğini sergilediklerini söyledi. Türkiye’nin bu alanda tarih yazdığını vurgulayan Alper, başarının sırrını “Muhteşem Üçlü” olarak tanımladığı yapıya bağladı

Bu yıl sekizincisi düzenlenen Ağır Vasıta, Treyler ve Üstyapı Zirvesi, kamu ve özel sektörün en önemli temsilcilerini ağırlamaya devam ediyor. Zirvenin başından beri organizasyonun sadık bir katılımcısı olduğunu ve nihayet hayalindeki “cam treyler” maketine kavuştuğunu esprili bir dille anlatan TSE Ulaşım Sistemleri Merkez Başkanlığı Otomotiv Belgelendirme Grup Başkanı Öncü Alper, sektöre hem vizyon hem de mevzuat uyarısı dolu bir sunum gerçekleştirdi.

“Amacımız Sektörün Yabancı Kuruluşlarca Soyulmasını Engellemekti”

TSE Ulaşım Sistemleri Merkez Başkanlığı’nın ufak bir “araç proje” biriminden, araç tip onayları, ADR, ATP ve demiryolu belgelendirmelerini kapsayan TSE’nin en büyük merkez başkanlığı konumuna geldiğini belirten Alper, yola çıkış amaçlarını şu sözlerle özetledi:

“Benim genç bir uzman yardımcısı olduğum dönemlerden beri çok temel iki amacımız vardı: Birincisi, sektör temsilcilerinin yurt dışı belgelendirme kuruluşlarının eline düşüp onlar tarafından soyulmasını engellemek. İkincisi ise ‘Yurt dışındaki mühendisler ADR’de çok iyi, biz yapamıyoruz’ şeklindeki ön yargıyı yıkmaktı. Çok şükür Merkez Başkanlığımız bugün bu seviyelere gelerek rüştünü ispatladı.”

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı ile tam entegre çalıştıklarını vurgulayan Alper, ulusal tip onaylarından gümrüklerdeki ithal araç incelemelerine kadar geniş bir yelpazede hizmet verdiklerini hatırlattı.

ARTES ile Kaçak Sorunu Çözüldü, O1 ve O2’de Sıkıntı Kapıda

Otomotiv regülasyonlarındaki güncel durumu özetleyen Alper, ARTES (Araç Sicil ve Tescil Sistemi) konusundaki çalışmaların tamamlandığını ve TSE tarafından onaylanıp sisteme yüklenen araçların güncel regülasyonlara uygunluğunun kesinleştiğini müjdeledi.

Ancak O1 ve O2 kategori araçlar için piyasa gözetim ve denetim süreçlerinde ciddi sıkıntılar beklediklerini belirten Alper, “Bu kategorilerde ARTES kayıt süreci başlayacak. Genelde Avrupa Birliği (AB) onaylı olan bu araçlarda dosya eksiklikleri ve COP (Üretim Uygunluğu) işlemlerinin düzgün yapılmaması nedeniyle sıkıntılar yaşanacak. İlgililere şimdiden duyurulur,” uyarısında bulundu. Firmalar, ARTES süreçleri için belgelendirmedestek@tse.org.tr adresinden TSE’ye ulaşabilecek.

2026 Temmuz’una Dikkat: Regülasyon 156

Sektörü bekleyen en kritik eşiklerden birinin GSR 2 geçişleri kapsamındaki Regülasyon 156 (Bilgi ve Yazılım Güvenliği) olduğunu vurgulayan Öncü Alper, treyler üreticilerine hayati bir hatırlatma yaptı:

  • Temmuz 2026 itibarıyla Regülasyon 156 tip onayına dahil olmayan araçlar tescil edilmeyecek.
  • Fren ve lastik basınç takip sistemleri gibi yazılımların sorumluluğu ve sistematik güncellemeleri tedarikçiden çıkıp üreticinin sorumluluğuna geçecek.

Çoğu treyler üreticisinin ulusal onay yerine AB onayı kullandığını hatırlatan Alper, sürece uyum sağlayamayanların “Yandım TSE” diyerek kapılarını çalacağını öngördüklerini belirtti ve ekledi: “Buyursun gelsinler, başımızın üstünde yerleri var.”

Damper Mevzuatında “Madde 15” Çelişkisi

Konuşmasında sektörü zorlayan mevzuat açıklarına da değinen Alper, AİTM Madde 15 (Araç İmal Tadil Montaj) özelindeki “damper kilidi” çelişkisine dikkat çekti:

“Çok ilginç bir durum var. Eğer damper için Avrupa Birliği onayı alırsanız AİTM Madde 15’e takılmıyorsunuz ve mutlu bir hayatınız oluyor; damper kilidi istenmiyor. Ancak ulusal onay alırsanız biz sizden damper kilidi istiyoruz. Bu tuhaf durumun gözden geçirilmesi için TREDER Teknik Komitesi ve Sanayi Genel Müdürlüğümüzün birlikte çalışmasını öneriyoruz.”

Şasi Numarası ve E-COC Uyarısı

Konuşmasının sonunda operasyonel değişiklikleri hatırlatan Alper, VIN (Şasi) numaralarının 9. hanesindeki hesaplama yönteminin değiştiğini belirtti. Ayrıca E-COC (Elektronik Uygunluk Belgesi) sürecinin başladığını, TSE olarak sistemi basılı evrak üzerinden ARTES’e yükleyerek yönettiklerini ve Sanayi Bakanlığı’nın ilgili Avrupa kurumlarıyla (Eurokanis) görüşmelerini yakından takip ettiklerini belirterek sözlerini noktaladı.

TSE Ulaşım Sistemleri Merkez Başkanlığı Otomotiv Belgelendirme Grup Başkanı Öncü Alper’in tehlikeli madde ve gıda taşımacılığına dair sektörel sırları paylaştığı, başarı hikayeleri ve kritik uyarılarla dolu konuşmasını eksiksiz bir haber metnine dönüştürdüm:

1 Ocak 2022 Miladı ve Soğuk Zincirdeki “Kurnazlık”

Uluslararası taşımacılıkta ATP belgelerini 2017 yılı itibarıyla vermeye başladıklarını ve test merkezlerinin kurulu olduğunu belirten Alper, yurt içi taşımacılık için 1 Ocak 2022 tarihinin bir milat olduğunu hatırlattı. Bu tarihten sonra üretilen frigorifik (soğutuculu) üstyapıların ATP’ye uygun olmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Alper, sahada karşılaştıkları tuhaf durumu şu sözlerle anlattı:

“Üstyapıcılar, araç proje onayı alırken bize ‘Ben bu aracı soğuk zincir taşımacılığında kullanmayacağım’ diye beyan verip muafiyetle onay alıyor. Biz de belgeye ‘soğuk zincirde kullanılamaz’ yazıyoruz. Ancak Ulaştırma Bakanlığı’nın yol kenarı denetimleri başlayıp cezalar kesilince, bu kişiler CİMER’den bize ulaşıp ‘Aracımı onayladınız ama ATP belgem yokmuş’ diye şikayet ediyorlar. Üstyapıcıları uyarıyoruz: Müşterinize araç satarken, eğer gıda taşıyacaklarsa lütfen ATP belgesi almalarını söyleyin.”

ATP standartlarını karşılayamayan yapılar için alternatif olarak BTB (Bozulabilir Taşıma Belgesi) oluşturduklarını hatırlatan Alper, gıda taşımacılığının da tehlikeli madde (ADR) seviyesine ulaşması gerektiğini vurguladı.

Gıda Güvenliği İçin “Hal Yasası” ve Ticaret Bakanlığı Çağrısı

Soğuk zincirde sadece yol kenarı denetimlerinin yeterli olmayacağını belirten Alper, sistemin kilit noktasını işaret etti: “Tehlikeli maddede sistemi dolum tesisleri (rafineriler) düzene soktu. Bozulabilir gıdada da aynı etkiyi yaratmak için ‘Hal Yasası’na ihtiyaç var. Araçların hallere girişinde bu denetimlerin yapılması icap ediyor. Bu noktada sürece Ticaret Bakanlığı’nın da dahil olması gerekiyor.”

ADR’de Muhteşem Üçlü: Türkiye Tarih Yazdı

Tehlikeli Madde Taşımacılığı (ADR) konusunun mesleki hayatının en büyük gurur kaynağı olduğunu belirten Alper, kamu-sanayi iş birliğinin en güzel örneğini sergilediklerini söyledi. Türkiye’nin bu alanda tarih yazdığını vurgulayan Alper, başarının sırrını “Muhteşem Üçlü” olarak tanımladığı yapıya bağladı:

  1. Sektörün arkasında dağ gibi duran TREDER,
  2. Kuralları tavizsiz uygulayan Rafineri Dolum Tesisleri,
  3. Bugün 53 merkezde muayene yapan devasa TSE altyapısı.

“AB ve BM, Türkiye’ye Sormadan Regülasyon Çıkaramıyor”

Türkiye’nin ADR konusunda geldiği noktanın küresel çapta olduğunu belirten Alper, “Avrupa Birliği’nden veya Birleşmiş Milletler’den (BM) şu an herhangi bir regülasyonun, TSE’nin ve Ulaştırma Bakanlığı’nın olumlu ya da olumsuz görüşü olmadan çıkma olasılığı yok. BM toplantılarında çok aktifiz ve masada söz sahibiyiz” dedi.

1 Milyar TL Kamunun Kasasında Kaldı

Bu sistemin kurulmasından önce belgelendirme için milyonlarca liranın yabancı kuruluşlara gittiğini hatırlatan Öncü Alper, konuşmasını şu çarpıcı mali veriyle tamamladı: “Şu anda tehlikeli maddede TSE ciroları 1 Milyar TL’yi geçmiş durumda. Sadece şunu düşünün; bu para eskiden yurt dışına gidiyordu, şimdi kamuda, ülkemizde kalıyor. Bu inanılmaz verimli çalışma için emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”